07.03.2021
Pazar

Ana Sayfa
ASP
Pascal
Gazi Paşa
Yazı, Makale…
Marmara TBMYO
OGÜ EM
Hey Gidi Günler…
Müzik
Konuk Defteri

--Haberler--

..............................

Yeni bir haber yok gibi.
..............................


Eskişehir için 3 günlük hava tahmini.


Kaynak: D M İ Genel Müd.
..............................


Bilge bir adam, adil bir şekilde kazanabileceğinden, gösterişsiz bir şekilde kullanabileceğinden, neşeyle dağıtabileceğinden ve huzurla geride bırakabileceğinden daha fazlasını arzulamayacaktır.
Benjamin Franklin

Başlangıç


Yazı Büyüklüğünü Ayarlama Aparatı >>>>

Daha önce de bahsettiğim gibi aslıdan bu ASP denen teknolojiyi öyle gözünüzde büyütüp dallandırıp budaklandırmaya gerek yok. Aslında, Internet denen Ağların Ağından sonra hiç birşeyi büyütüp kendinize sorun etmeye gerek yok. Gidersin bir popüler arama motoruna (search engine) "bana şunu bul baba!" dersin olay biter...

Bildiğiniz gibi Internet aslında bir protokoller ve standartlar yumağıdır. Hyper Text Markup Language (HTML) standart ise web sayfalarının sunum standartının temelidir. Mesela siz, Internette gezmek için kullandığınız gezgin programının (Internet Explorer, Netscape Navigator, Opera, ve daha adını hatırlayamadığım bir ton program) adres satırına http://www.alabalikyagi.com/index.html yazdığınızda; gezgin programınız alabalikyagi.com sunucusundan index.html dosyasını alır ve ekranda görüntüler. Bu işlemi yaparken HTML standartına göre verilmiş işaretleri (tagleri) değerlendirir ve ekrana öyle yazar. Örneğin <b> Koyu Yazı </b> şeklinde yazılan bir yazı ekranda Koyu Yazı şeklinde görüntülenir. Bu mantık tamamen durağan (static) bir mantıktır. Ziyaretçi sadece içeri ister ve gelen içeriği okumakla yetinir. Hiç bir şekilde sayfa ile bir etkileşime giremez.

Zamanla web sayfası yapanlar ziyaretçilerine değişken (dynamic) sayfalar sunmak ve ziyaretçiler etkileşimde bulunmak istediler. Örneğin siteye gelen ziyaretçi site ile ilgili düşüncelerini yazıp yine site üzerinden (e-posta ile değil) bize ulaştırabilmeliydi.Ya da gelen ziyaretçiyi tanıyabilmeli, geliş saatine göre hoş geldin, iyi günler, iyi akşamlar diyebilmeliydik. Ama nerdeee, yoktu bunlar. Sadece takır takır kurumuş HTML diye bişi vardı elimizde...

İlk başlarda bu ihtiyaçları karşılama için ziyaretçinin (İstemci-Client) bilgisayarında çalışan ve kısmen etkileşimi sağlayan teknolojiler geliştirildi ama yeterli olmadı. Karşılanamayan bu ihtiyaçlar karşısında ziyaretçinin tepkisini alıp, sunucu üzerinde işleyen ve ziyaretçinin tepkisine göre hazırlanmış HTML çıktıyı ziyaretçiye gönderen teknolojiler geliştirdiler. Ve bu teknolojilere Sunucu Taraflı Teknolojiler dediler. (Common Gateway Interface (CGI), Perl, Java, ASP)

Şu kadar lafı yazdım ama netice şudur ki: İnsanlar birşeyler ister, web sunucusu (ki bundan sonra IIS falan diyeceğiz.) birşeyler verir.

Olay bundan ibaret. Kaçın gidin buradan, burada akıllı adam kalmadı...